|

ERZİNCAN ŞEKER FABRİKASININ KURULUŞU,
GELİŞİMİ VE GELECEĞİ
Deniz AKPINAR - Vedat KARADENİZ (*)
Erzincan şehrinin köklü kuruluşlarından olan Erzincan Şeker
Fabrikasının ihalesi 27 Şubat 1954 tarihinde yapılmıştır.
Fabrika inşaatına 1954 yılının Aralık ayında montajına ise 11
Eylül 1955 tarihinde başlanmıştır.43 Fabrikanın açılışı ise 30
Eylül 1956 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Hükümetçe
hazırlanan program gereğince 1953 ten itibaren kurulmalarına
başlanmış olan 11 yeni şeker fabrikamızdan 9 uncusunu teşkil
eden Erzincan Şeker Fabrikası Erzurum Şeker Fabrikası ile
birlikte 30 Eylül 1956 tarihinde Reisicumhur Celal Bayar ve
Başvekil Adnan Menderes'in de hazır bulundukları parlak bir
merasimle işletmeye açılmıştır... İlk önce Erzincan milletvekili Rahmi Sanalan bir konuşma yaparak fabrikanın kuruluşundan dolayı
Erzincanlıların şükranlarını belirtmiştir. Daha sonra Şeker
Fabrikaları Genel Müdürü Baha Tekand fabrikanın özellikleri
hakkında ayrıntılı bilgiler veren bir konuşma yapmıştır. Buna
göre fabrikanın bir kampanya döneminde işleme kapasitesi
ortalama 120 bin ton şeker pancarıdır. Söz konusu pancardan
yılda 18 ile 20 bin ton şeker imal edilmesi planlanmıştır.
Erzincan merkez, İliç, Kemaliye, Refahiye, Tercan,
Gümüşhane'nin merkez, Kelkit ve Şiran, Sivas'ın Suşehri ve
Divriği kazalarına kadar olan sahalarda pancar ekilecek ve 250
bine yakın bir nüfus kitlesi şeker pancarı ekiminden doğrudan
doğruya yararlanacaktır. Bölge çiftçisine her sene 12 milyon
lira civarında pancar bedeli ödenecektir. Bu sayede tarıma
traktör başta olmak üzere makinanın girmesiyle hem üretim hem
de çiftçinin geliri artacaktır. Bu amaçla 30 yıllık müddetli
ve 14 bin Türk lirası sermaye ile 2 Aralık 1953 de kurulmuş
olan Erzincan ve Civarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin
hızlı bir şekilde genişlediği ve kooperatif sermayesinin 3,5
milyon liraya, fiilen tahsil edilen miktarın da 1 milyon
liraya yakın bir büyüklüğe ulaşmıştır. Adı gecen
Kooperatifin 1957 yılında üye sayısı 6.791 çiftçiden
oluşmaktaydı. Şeker
ekonomisinden faydalanan Erzincanlıların kurmuş olduğu 1
milyon lira sermayeli Erzincan Şeker Sanayiini Kalkındırma
Şirketi’nin gelecek yıllarda daha da gelişeceği öngörülmüştür.
İnşaatı ve montajı B.M.A. firması tarafından üstlenilen
Erzincan Şeker Fabrikası kurulurken Türk mühendis ve işçisinin
büyük gayretlerinden yararlanılmıştır. Baha Tekand fabrikanın
kurulmasında destek ve yardımları dolayısıyla devlet ve ilgili
hükümet erkanı ile çalışan personele teşekkürlerini
bildirmiştir. Genel müdürün konuşmasından sonra fabrika
Reisicumhur Celal Bayar’ın hayırlı ve uğurlu olması
temennisiyle işletmeye açılmıştır.

....
Erzincan Şeker Fabrikası açıldığı dönemde kentin en fazla işçi
istihdam eden devlet işletmesi durumundaydı. Fabrika ve
bünyesinde1972 yılında 72’si daimi memur, 205’i daimi işçi,
134’ü yardımcı hizmetli ve 208’i ise kampanya işçisi olmak
üzere 619 kişi istihdam edilmiştir.56 Sonraki dönemlerde
özellikle 1990’lı yıllardan sonra çalışan sayısında azalmanın
olduğu görülmektedir. Nitekim 1997 yılında 158 memur, 239 dami
işçi ve 192 geçici işçi olmak üzere 589 kişi istihdam
edilmiştir. 2000 yılında 604 olan çalışan sayısı, 2005 yılında
473 kişi, 2010 yılında 353 kişi ve 2014 yılında ise 283 kişiye
gerilemiştir. Kuşkusuz bunda gerek pancar toplama ve gerekse
işlenmesinde giderek teknolojinin kullanılmasının büyük payı
vardır. Fabrikanın faaliyete geçmesiyle birlikte fabrika
işçilerinin sosyal güvenlik ve özlük haklarının korumasına
yönelik teşebbüslerde bulunulmuştur. Bu bağlamda Erzincan
Şeker Fabrikası Sanayii İşçileri Sendikası da kurulmuştur. Fabrika yöre insanına sağladığı istihdamın yanı sıra sosyal
açıdan da önemli katkıda bulunmuştur. Fabrika, bünyesinde
bulunan toplantı salonu, misafirhane ve bekar pavyonu, lokanta
ve bir de sinema salonuyla hem çalışanların hem de yöre
insanının sosyalleşmesinde öncülük etmiştir
Kurulduğu dönemde fabrika bünyesinde
sağlık hizmetleri de
sunulmaktaydı. Bu minvalde bir reviri kuruluşundan kısa
bir süre sonra çalışanlarına ve şehir halkına hizmet vermeye
başlamıştır. Örneğin 1972 yılında fabrikadaki revirde 1207’si
ayakta 6’sı ise poliklinikte yatılı olmak üzere 1213 hasta
tedavi edilmiştir. Bunun yanında eğitim hizmetleri
kapsamında yine şeker fabrikasının katkılarıyla 1958 yılında
yapımına başlanan Şeker İlkokulu 1959-1960 yılında 5 sınıflı
olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlamıştır.

.... 1926-1930 yılları arasında toplam 319800 ton şeker ithal
edilmiştir. Görüldüğü gibi 1950-1960 arasında işletmeye
açılan yeni fabrikalarla birlikte üretimimiz de artmış ve
dışarıya olan bağımlılığımız azalmıştır. Ancak özellikle 1998
yılından sonra uygulanmaya başlanan kota uygulamaları ve şeker
politikaları ülkemiz genelindeki şeker fabrikalarının büyük
kısmının geleceğini belirsiz hale getirmiştir. Birçok
fabrikanın özelleştirilmesi, hatta kar payı düşük olan bazı
fabrikaların kapatılması bile gündeme gelmiştir. Kuşkusuz bu
belirsizliği yaşayan kuruluşlardan biri de Erzincan Şeker
Fabrikası’dır. Bu nedenle yapılacak birtakım düzenlemelerle
fabrika daha verimli hale getirilerek hem ülke genelinde hem
de küresel ölçekte rekabet gücüne erişebilir. Bunları şu
şekilde sıralamak mümkündür:
1. Erzincan Şeker Fabrikası’nın günlük işleyebileceği şeker
pancarı miktarı 1.850 tondur. Bu tonaj ile Türkiye Şeker
Fabrikaları A.Ş’ye bağlı 25 şeker fabrikası arasında sondan
ikinci sırada yer almaktadır. Kurulduğu dönemden bu güne kadar
köklü bir değişim ve teknolojik yenileme maalesef
yapılamamıştır. Günümüzde 8.500 ton günlük kapasiteli
fabrikalarımızın olduğu düşünüldüğünde fabrikanın
kapasitesinin ne kadar düşük olduğu görülecektir. Bu şekilde
üretim yapılması durumunda üretim maliyetlerinin diğer
fabrikalardan düşük olması mümkün değildir. Örneğin Erzincan
Şeker Fabrikası’nda 100 günde işlenen pancar miktarı başka bir
fabrikada yaklaşık 21 günde işlenmektedir. Bu nedenle
fabrikanın öncelikle modernize edilerek kapasitesinin
artırılması ve günlük 3000 ya da 4000 tona çıkarılması
gerekmektedir.
2. Kurulduğu dönemde hinterlandında yer alan Tercan, Çayırlı
ve Otlukbeli ilçelerinin üretimi 1990’lı yıllardan sonra
Erzurum Şeker Fabrikası’na gönderilmektedir. Yıllara göre
değişmekle birlikte bu bölgeden yıllık 150 bin ton pancar
hasat edilmektedir. Tercan ovasının her iki fabrikaya olan
uzaklıkları da aynı mesafede olmasına rağmen üretilen pancar
Erzurum’a teslim edilmektedir. Oysa idari sınırları içindeki
bu bölgenin üretimi yıllık 235 bin ton pancarın işlendiği
fabrikaya gönderilirse kapasite %40’a yakın bir oranda artmış
olacaktır. Bu nedenle fabrikanın kapasitesi artırılmalı ve
Tercan bölgesindeki hammaddenin de Erzincan’a getirilmesi
fabrikanın geleceği açısından oldukça önemlidir.
3. Erzincan Şeker Fabrikası 1939 depreminden sonra şehrin
iktisadi ve sosyal imarı açısından yapılan en önemli
yatırımlardan biridir. Bu depremle birlikte nüfusunun önemli
bir kısmını yitirmiş ya da göçler yoluyla kaybetmiş şehir
ekonomik olarak kan kaybetmiş yatırımlar için cazibe merkezi
olmaktan çıkmıştı. Bu çerçevede fabrika şehrin yeniden sosyal,
ekonomik ve kültürel imarına büyük katkı sağlamıştır. İlde
kamu yatırımlarıyla kurulup sonradan özelleştirilen iplik ve
kundura fabrikaları kapanmıştır. İstihdam açısından son derece
önemli olan bu kuruluşların kapanması il dışına göçleri daha
da artırmıştır. Özelleştirme söylentileri son dönemlerde şeker
fabrikası için de kullanılmaktadır. İlin tarım ve sanayi
açısından en büyük istihdama sahip tesisinin kapanması kronik
göç sorununu daha da artıracaktır. Oysa fabrikanın bacası
tütmelidir. Özelleşme yerine özerkleşmenin sağlanması üretimin
devamı açısından elzem görünmektedir. Bunun için çiftçiler,
fabrika çalışanları ve Erzincan halkının iştirak edeceği bir
sistemin kurulması oldukça önemlidir. Bir başka ifadeyle
fabrika yöre insanının sahipleneceği bir konu getirilmelidir.
Çiftçi temsilcileri (Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifi),
fabrika çalışanları ve profesyonel bir yönetici ekibin işin
başında olduğu bir yapının başarılı olacağı kanaatindeyiz.
Çünkü şekerin ham maddesi olan pancarı çiftçi üretmekte ve bu
hammaddeyi fabrikadaki çalışanlar işlemektedir. Üretim ve
işleme iyi bir yönetimle birlikte başarıya ulaşacaktır.
Ülkemizde benzer yapıyla üretim yapan fabrikaların kar
paylarının diğer fabrikalara göre daha yüksek olması bunun bir
göstergesidir.
4. Fabrikaya hammadde sağlayan şeker pancarı yöre çiftçisi
açısından önemli bir gelir kaynağıdır. Ekiminden hasadına
kadar yoğun emek gerektiren bir bitki olması nedeniyle tarımda
önemli bir iş sahası oluşturmaktadır. Aynı zamanda münavebe
ekim yapıldığından kendinden sonra ekilen ürünün verimini
artırmaktadır. Fabrikanın hammadde hinterlandında (Erzincan
ovasında yetiştirilen fasulye hariç) en yüksek getirisi olan
bu endüstri bitkisi, 2000’in üzerinde çiftçinin temel geçim
kaynağıdır. Bir başka ifadeyle fabrika çalışanlarının yanı
sıra hammadde temin eden çiftçiye de istihdam imkanı
sağlamaktadır. Çiftçinin ihtiyacı olan gübre, ilaç ve çeşitli
tarım aletlerinin temininde kolaylıklar sağlamanın yanında
bölge çiftçisinin tarım kültürünün gelişmesi ve
yaygınlaşmasında, modern zirai aletlerin kullanılmasında,
ideal ekim yöntemlerinin uygulamaya konulmasında ve zirai
mücadele tekniklerinin çiftçiye öğretilmesinde fabrikanın
önemli katkıları bulunmaktadır.
5. Fabrikada işlenen şeker pancarından çeşitli yan ve atık
ürünler elde edilmektedir. Bunların başında küspe ve melas
gelmektedir. Günümüzde özellikle ahır hayvancılığında önemli
bir besin maddesi olan enerjisi ve sindirim derecesi yüksek
olan küspe, Erzincan Şeker Fabrikası sayesinde yöre çiftçisine
bol ve ucuz bir yem kaynağı olarak sunulmaktadır. Melas ise
yem sanayinin yanı sıra alkol, maya ve limon asidi üretiminde
hammadde olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle fabrikanın sadece
tarım sektörünü değil aynı zamanda hayvancılığı da etkileyen
bir rolü bulunmaktadır.
6. Bilindiği gibi şeker fabrikalarında kampanya dönemi dışında
üretim yapılmadığından yılın belirli dönemlerinde atıl
kalmaktadır. Kuşkusuz bu iktisadi açıdan önemli bir sorundur.
Söz konusu bu dönemde fabrikanın tüm mekanik aksamı sökülüp
temizlenmekte ve montajı yapılarak yeniden üretime hazır hale
getirilmektedir. Ancak ülkemizde özel sektöre ait bazı şeker
fabrikalarda olduğu gibi ek bir tesisle çikolata ya da
şekerleme ünitesi kurulabilir ve bu şekilde atıl geçen zamanda
da üretim yapılabilir. Bununla birlikte şeker pancarı yağlı
tohumlarla münavebeli bir şekilde ekilebilir. Bu durumda fazla
bir yatırım yapmadan kurulacak yağlı tohum fabrikasıyla
birlikte atıl zaman değerlendirildiği gibi çiftçinin de kar
oranı daha yüksek olan yağlı tohumlara yönelmesi sağlanmış
olacaktır. Ayrıca hayvancılık potansiyeli yüksek olan
Erzincan’da kurulacak süt mamulleri sanayi şeker maddeleri
sanayinin de kullanım alanını artıracaktır. Çünkü şeker
sanayinde kullanılan maddelerin başında süt tozu gelmektedir.
Böylece fabrika alternatif yan ürün sanayi kollarıyla birlikte
yöreye daha fazla katma değer sağlayacaktır. Sonuç olarak son
yıllarda gündeme gelen özelleştirme ya da fabrikanın
kapatılması doğru bir yaklaşım değildir. Erzincan Şeker
Fabrikası’nın kapanması şöyle dursun kapasitesinin artırılması
gerekmektedir. Kurulduğu günden beri Erzincan’ın en önemli
sanayi kuruluşu modernize edilerek çağın gereklerine göre
rekabet gücü artırılmalıdır. Gıda sanayimizin stratejik
iktisadi kurumlarından biri olan fabrika, Erzincan gibi sosyo-ekonomik
olarak geri kalmış bölgelerin gelişmesinde önemli bir yere
sahiptir. Bu nedenle kendi içerisinde öncelik alabilecek
rekabetçi bir yapıya kavuşturulmalı ve azami seviyede kar elde
edebilecek duruma getirilmelidir.
(*)
Deniz AKPINAR - Vedat KARADENİZ
Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi
The Journal of International Social Research
Cilt: 8 Sayı: 39 Volume: 8 Issue: 39 Ağustos 2015 August 2015
www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581
Abstract
Sugar industry is one of Turkey's most important industrials
moves. With the success of the national fight, the
establishment of the sugar industry that the country needed
had a major importance. Especially after the Second World War,
Turkey has taken a number of steps in this industry to reduce
the external dependency on sugar and also to improve the
agricultural activity in this area. In this manner, Erzincan
Sugar Factory has been an important organization. In this
research, Erzincan Sugar Factory is discussed in the history
of the sugar industry in Turkey. The machine shop and other
social facilities that are established in the factory side are
mentioned. It is tried to reveal the added value that the
factory provides in the region and country. Keywords: Sugar
industry, Turkey, Erzincan Sugar Factory, Machine Workshop.

|