erzincan belgeliği

 
değer üreten alanlar

 

ana sayfa      +      erzincan belgeliği 1888-1988

 

ERZİNCAN ŞEKER FABRİKASININ KURULUŞU, GELİŞİMİ VE GELECEĞİ
Deniz AKPINAR - Vedat KARADENİZ (*)

Erzincan şehrinin köklü kuruluşlarından olan Erzincan Şeker Fabrikasının ihalesi 27 Şubat 1954 tarihinde yapılmıştır. Fabrika inşaatına 1954 yılının Aralık ayında montajına ise 11 Eylül 1955 tarihinde başlanmıştır.43 Fabrikanın açılışı ise 30 Eylül 1956 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Hükümetçe hazırlanan program gereğince 1953 ten itibaren kurulmalarına başlanmış olan 11 yeni şeker fabrikamızdan 9 uncusunu teşkil eden Erzincan Şeker Fabrikası Erzurum Şeker Fabrikası ile birlikte 30 Eylül 1956 tarihinde Reisicumhur Celal Bayar ve Başvekil Adnan Menderes'in de hazır bulundukları parlak bir merasimle işletmeye açılmıştır... İlk önce Erzincan milletvekili Rahmi Sanalan bir konuşma yaparak fabrikanın kuruluşundan dolayı Erzincanlıların şükranlarını belirtmiştir. Daha sonra Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Baha Tekand fabrikanın özellikleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren bir konuşma yapmıştır. Buna göre fabrikanın bir kampanya döneminde işleme kapasitesi ortalama 120 bin ton şeker pancarıdır. Söz konusu pancardan yılda 18 ile 20 bin ton şeker imal edilmesi planlanmıştır. Erzincan merkez, İliç, Kemaliye, Refahiye, Tercan, Gümüşhane'nin merkez, Kelkit ve Şiran, Sivas'ın Suşehri ve Divriği kazalarına kadar olan sahalarda pancar ekilecek ve 250 bine yakın bir nüfus kitlesi şeker pancarı ekiminden doğrudan doğruya yararlanacaktır. Bölge çiftçisine her sene 12 milyon lira civarında pancar bedeli ödenecektir. Bu sayede tarıma traktör başta olmak üzere makinanın girmesiyle hem üretim hem de çiftçinin geliri artacaktır. Bu amaçla 30 yıllık müddetli ve 14 bin Türk lirası sermaye ile 2 Aralık 1953 de kurulmuş olan Erzincan ve Civarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin hızlı bir şekilde genişlediği ve kooperatif sermayesinin 3,5 milyon liraya, fiilen tahsil edilen miktarın da 1 milyon liraya yakın bir büyüklüğe ulaşmıştır. Adı gecen Kooperatifin 1957 yılında üye sayısı 6.791 çiftçiden oluşmaktaydı. Şeker ekonomisinden faydalanan Erzincanlıların kurmuş olduğu 1 milyon lira sermayeli Erzincan Şeker Sanayiini Kalkındırma Şirketi’nin gelecek yıllarda daha da gelişeceği öngörülmüştür. İnşaatı ve montajı B.M.A. firması tarafından üstlenilen Erzincan Şeker Fabrikası kurulurken Türk mühendis ve işçisinin büyük gayretlerinden yararlanılmıştır. Baha Tekand fabrikanın kurulmasında destek ve yardımları dolayısıyla devlet ve ilgili hükümet erkanı ile çalışan personele teşekkürlerini bildirmiştir. Genel müdürün konuşmasından sonra fabrika Reisicumhur Celal Bayar’ın hayırlı ve uğurlu olması temennisiyle işletmeye açılmıştır.

.... Erzincan Şeker Fabrikası açıldığı dönemde kentin en fazla işçi istihdam eden devlet işletmesi durumundaydı. Fabrika ve bünyesinde1972 yılında 72’si daimi memur, 205’i daimi işçi, 134’ü yardımcı hizmetli ve 208’i ise kampanya işçisi olmak üzere 619 kişi istihdam edilmiştir.56 Sonraki dönemlerde özellikle 1990’lı yıllardan sonra çalışan sayısında azalmanın olduğu görülmektedir. Nitekim 1997 yılında 158 memur, 239 dami işçi ve 192 geçici işçi olmak üzere 589 kişi istihdam edilmiştir. 2000 yılında 604 olan çalışan sayısı, 2005 yılında 473 kişi, 2010 yılında 353 kişi ve 2014 yılında ise 283 kişiye gerilemiştir. Kuşkusuz bunda gerek pancar toplama ve gerekse işlenmesinde giderek teknolojinin kullanılmasının büyük payı vardır. Fabrikanın faaliyete geçmesiyle birlikte fabrika işçilerinin sosyal güvenlik ve özlük haklarının korumasına yönelik teşebbüslerde bulunulmuştur. Bu bağlamda Erzincan Şeker Fabrikası Sanayii İşçileri Sendikası da kurulmuştur. Fabrika yöre insanına sağladığı istihdamın yanı sıra sosyal açıdan da önemli katkıda bulunmuştur. Fabrika, bünyesinde bulunan toplantı salonu, misafirhane ve bekar pavyonu, lokanta ve bir de sinema salonuyla hem çalışanların hem de yöre insanının sosyalleşmesinde öncülük etmiştir

Kurulduğu dönemde fabrika bünyesinde sağlık hizmetleri de sunulmaktaydı. Bu minvalde bir reviri kuruluşundan kısa bir süre sonra çalışanlarına ve şehir halkına hizmet vermeye başlamıştır. Örneğin 1972 yılında fabrikadaki revirde 1207’si ayakta 6’sı ise poliklinikte yatılı olmak üzere 1213 hasta tedavi edilmiştir. Bunun yanında eğitim hizmetleri kapsamında yine şeker fabrikasının katkılarıyla 1958 yılında yapımına başlanan Şeker İlkokulu 1959-1960 yılında 5 sınıflı olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlamıştır.
 


.... 1926-1930 yılları arasında toplam 319800 ton şeker ithal edilmiştir. Görüldüğü gibi 1950-1960 arasında işletmeye açılan yeni fabrikalarla birlikte üretimimiz de artmış ve dışarıya olan bağımlılığımız azalmıştır. Ancak özellikle 1998 yılından sonra uygulanmaya başlanan kota uygulamaları ve şeker politikaları ülkemiz genelindeki şeker fabrikalarının büyük kısmının geleceğini belirsiz hale getirmiştir. Birçok fabrikanın özelleştirilmesi, hatta kar payı düşük olan bazı fabrikaların kapatılması bile gündeme gelmiştir. Kuşkusuz bu belirsizliği yaşayan kuruluşlardan biri de Erzincan Şeker Fabrikası’dır. Bu nedenle yapılacak birtakım düzenlemelerle fabrika daha verimli hale getirilerek hem ülke genelinde hem de küresel ölçekte rekabet gücüne erişebilir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
1. Erzincan Şeker Fabrikası’nın günlük işleyebileceği şeker pancarı miktarı 1.850 tondur. Bu tonaj ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye bağlı 25 şeker fabrikası arasında sondan ikinci sırada yer almaktadır. Kurulduğu dönemden bu güne kadar köklü bir değişim ve teknolojik yenileme maalesef yapılamamıştır. Günümüzde 8.500 ton günlük kapasiteli fabrikalarımızın olduğu düşünüldüğünde fabrikanın kapasitesinin ne kadar düşük olduğu görülecektir. Bu şekilde üretim yapılması durumunda üretim maliyetlerinin diğer fabrikalardan düşük olması mümkün değildir. Örneğin Erzincan Şeker Fabrikası’nda 100 günde işlenen pancar miktarı başka bir fabrikada yaklaşık 21 günde işlenmektedir. Bu nedenle fabrikanın öncelikle modernize edilerek kapasitesinin artırılması ve günlük 3000 ya da 4000 tona çıkarılması gerekmektedir.
2. Kurulduğu dönemde hinterlandında yer alan Tercan, Çayırlı ve Otlukbeli ilçelerinin üretimi 1990’lı yıllardan sonra Erzurum Şeker Fabrikası’na gönderilmektedir. Yıllara göre değişmekle birlikte bu bölgeden yıllık 150 bin ton pancar hasat edilmektedir. Tercan ovasının her iki fabrikaya olan uzaklıkları da aynı mesafede olmasına rağmen üretilen pancar Erzurum’a teslim edilmektedir. Oysa idari sınırları içindeki bu bölgenin üretimi yıllık 235 bin ton pancarın işlendiği fabrikaya gönderilirse kapasite %40’a yakın bir oranda artmış olacaktır. Bu nedenle fabrikanın kapasitesi artırılmalı ve Tercan bölgesindeki hammaddenin de Erzincan’a getirilmesi fabrikanın geleceği açısından oldukça önemlidir.
3. Erzincan Şeker Fabrikası 1939 depreminden sonra şehrin iktisadi ve sosyal imarı açısından yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Bu depremle birlikte nüfusunun önemli bir kısmını yitirmiş ya da göçler yoluyla kaybetmiş şehir ekonomik olarak kan kaybetmiş yatırımlar için cazibe merkezi olmaktan çıkmıştı. Bu çerçevede fabrika şehrin yeniden sosyal, ekonomik ve kültürel imarına büyük katkı sağlamıştır. İlde kamu yatırımlarıyla kurulup sonradan özelleştirilen iplik ve kundura fabrikaları kapanmıştır. İstihdam açısından son derece önemli olan bu kuruluşların kapanması il dışına göçleri daha da artırmıştır. Özelleştirme söylentileri son dönemlerde şeker fabrikası için de kullanılmaktadır. İlin tarım ve sanayi açısından en büyük istihdama sahip tesisinin kapanması kronik göç sorununu daha da artıracaktır. Oysa fabrikanın bacası tütmelidir. Özelleşme yerine özerkleşmenin sağlanması üretimin devamı açısından elzem görünmektedir. Bunun için çiftçiler, fabrika çalışanları ve Erzincan halkının iştirak edeceği bir sistemin kurulması oldukça önemlidir. Bir başka ifadeyle fabrika yöre insanının sahipleneceği bir konu getirilmelidir. Çiftçi temsilcileri (Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifi), fabrika çalışanları ve profesyonel bir yönetici ekibin işin başında olduğu bir yapının başarılı olacağı kanaatindeyiz. Çünkü şekerin ham maddesi olan pancarı çiftçi üretmekte ve bu hammaddeyi fabrikadaki çalışanlar işlemektedir. Üretim ve işleme iyi bir yönetimle birlikte başarıya ulaşacaktır. Ülkemizde benzer yapıyla üretim yapan fabrikaların kar paylarının diğer fabrikalara göre daha yüksek olması bunun bir göstergesidir.
4. Fabrikaya hammadde sağlayan şeker pancarı yöre çiftçisi açısından önemli bir gelir kaynağıdır. Ekiminden hasadına kadar yoğun emek gerektiren bir bitki olması nedeniyle tarımda önemli bir iş sahası oluşturmaktadır. Aynı zamanda münavebe ekim yapıldığından kendinden sonra ekilen ürünün verimini artırmaktadır. Fabrikanın hammadde hinterlandında (Erzincan ovasında yetiştirilen fasulye hariç) en yüksek getirisi olan bu endüstri bitkisi, 2000’in üzerinde çiftçinin temel geçim kaynağıdır. Bir başka ifadeyle fabrika çalışanlarının yanı sıra hammadde temin eden çiftçiye de istihdam imkanı sağlamaktadır. Çiftçinin ihtiyacı olan gübre, ilaç ve çeşitli tarım aletlerinin temininde kolaylıklar sağlamanın yanında bölge çiftçisinin tarım kültürünün gelişmesi ve yaygınlaşmasında, modern zirai aletlerin kullanılmasında, ideal ekim yöntemlerinin uygulamaya konulmasında ve zirai mücadele tekniklerinin çiftçiye öğretilmesinde fabrikanın önemli katkıları bulunmaktadır.
5. Fabrikada işlenen şeker pancarından çeşitli yan ve atık ürünler elde edilmektedir. Bunların başında küspe ve melas gelmektedir. Günümüzde özellikle ahır hayvancılığında önemli bir besin maddesi olan enerjisi ve sindirim derecesi yüksek olan küspe, Erzincan Şeker Fabrikası sayesinde yöre çiftçisine bol ve ucuz bir yem kaynağı olarak sunulmaktadır. Melas ise yem sanayinin yanı sıra alkol, maya ve limon asidi üretiminde hammadde olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle fabrikanın sadece tarım sektörünü değil aynı zamanda hayvancılığı da etkileyen bir rolü bulunmaktadır.
6. Bilindiği gibi şeker fabrikalarında kampanya dönemi dışında üretim yapılmadığından yılın belirli dönemlerinde atıl kalmaktadır. Kuşkusuz bu iktisadi açıdan önemli bir sorundur. Söz konusu bu dönemde fabrikanın tüm mekanik aksamı sökülüp temizlenmekte ve montajı yapılarak yeniden üretime hazır hale getirilmektedir. Ancak ülkemizde özel sektöre ait bazı şeker fabrikalarda olduğu gibi ek bir tesisle çikolata ya da şekerleme ünitesi kurulabilir ve bu şekilde atıl geçen zamanda da üretim yapılabilir. Bununla birlikte şeker pancarı yağlı tohumlarla münavebeli bir şekilde ekilebilir. Bu durumda fazla bir yatırım yapmadan kurulacak yağlı tohum fabrikasıyla birlikte atıl zaman değerlendirildiği gibi çiftçinin de kar oranı daha yüksek olan yağlı tohumlara yönelmesi sağlanmış olacaktır. Ayrıca hayvancılık potansiyeli yüksek olan Erzincan’da kurulacak süt mamulleri sanayi şeker maddeleri sanayinin de kullanım alanını artıracaktır. Çünkü şeker sanayinde kullanılan maddelerin başında süt tozu gelmektedir. Böylece fabrika alternatif yan ürün sanayi kollarıyla birlikte yöreye daha fazla katma değer sağlayacaktır. Sonuç olarak son yıllarda gündeme gelen özelleştirme ya da fabrikanın kapatılması doğru bir yaklaşım değildir. Erzincan Şeker Fabrikası’nın kapanması şöyle dursun kapasitesinin artırılması gerekmektedir. Kurulduğu günden beri Erzincan’ın en önemli sanayi kuruluşu modernize edilerek çağın gereklerine göre rekabet gücü artırılmalıdır. Gıda sanayimizin stratejik iktisadi kurumlarından biri olan fabrika, Erzincan gibi sosyo-ekonomik olarak geri kalmış bölgelerin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle kendi içerisinde öncelik alabilecek rekabetçi bir yapıya kavuşturulmalı ve azami seviyede kar elde edebilecek duruma getirilmelidir.

(*) Deniz AKPINAR - Vedat KARADENİZ
Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi
The Journal of International Social Research
Cilt: 8 Sayı: 39 Volume: 8 Issue: 39 Ağustos 2015 August 2015 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581


Abstract
Sugar industry is one of Turkey's most important industrials moves. With the success of the national fight, the establishment of the sugar industry that the country needed had a major importance. Especially after the Second World War, Turkey has taken a number of steps in this industry to reduce the external dependency on sugar and also to improve the agricultural activity in this area. In this manner, Erzincan Sugar Factory has been an important organization. In this research, Erzincan Sugar Factory is discussed in the history of the sugar industry in Turkey. The machine shop and other social facilities that are established in the factory side are mentioned. It is tried to reveal the added value that the factory provides in the region and country. Keywords: Sugar industry, Turkey, Erzincan Sugar Factory, Machine Workshop.